ISAAC NEWTON’un OKÜLT ARAŞTIRMALARI

En son güncellendiği tarih: 26 Kas 2018


Sir Isaac Newton (25 Aralık 1642 - 20 Mart 1726) “doğal filozof” olarak tanımlanan bir İngiliz matematikçi, astronom, teolog, yazar ve fizikçiydi. Tüm zamanların en etkili bilim adamlarından biri ve bilimsel devrimle ilgili önemli biriydi. Klasik mekaniğin temellerini ilk kez 1687'de yayımlanan Philosophiæ Naturalis Principia Mathematica ("Doğal Felsefenin Matematiksel İlkeleri") adlı kitabında atmıştır. Principia'da Newton, görelilik kuramı tarafından yerine getirilene kadar egemen bilimsel bakış açısını oluşturan hareket yasalarını ve evrensel çekimi formüle etmiştir.



Newton ayrıca optik alanında yadsınamaz katkılar yaptı ve sonsuz küçüklüğü geliştirmek için Gottfried Wilhelm Leibniz ile birlikte atıf aldı.


Isaac Newton’un majik, simya ve okült (gizli) bilim üzerine yaptığı araştırmalar, yerçekimi keşfinden daha anlamlı araştırmalar mıydı? Kalkulus mucidi ve Klasik ya da “Newton Fiziği''nin isim babası olan Isaac Newton, aynı zamanda bilinen bir kutsal kitap (İncil) bilginiydi ve İncil'de şifrelenmiş gizli bilgiler olduğuna inanıyordu. Newton, Trinity Kolej'de ve Cambridge Üniversitesi'nde Matematik Profesörü oldu. Kutsal Üçleme doktrini özel olarak reddeden, inançsız bir Hıristiyandı. Günümüzde Teizm ve Ateizm olarak kutuplaşılan bir ortamda, böyle bir matematiksel deha, böyle keskin bir akıl, evrenin dini ve büyülü açıklamalarını göz ardı edeceğine nasıl olurda bilimsel yöntemin dışında subjektif kehanetimsi bilgilerle ilgilenir. Gerçekte, Sir Isaac Newton, dünyamızdaki fenomenin çeşitliliği karşısında doğruluk ve düzen bulmak için her yolu takip etmesine yol açan, karmaşık bir meraka sahipti. Bu yüzden simyayı okült konuları deneyimlediği, bilgelik ve içgörü için arkaik eskizlere bakması sürpriz olmamalıdır. Zira Newton anlamak için deneyimlemediği hiç bir konuyu geride bırakmamıştır. Bu tür araştırmalarda odaklandığı nokta, bilgilenmek için mevcut bilgilerin fevkinde, cehaletini kabul etme hassasiyetine sahip olmasıdır.


Kutsal Geometri, metafizik veya manevi anlamları geometrik yapılarla ilişkilendirir. Bu nedenle Kutsal Geometri şekilsel olarak, Tanrı’nın bizimle iletişim kurma yolu olabilir. Isaac Newton, Tanrı'nın evreni bir çeşit makine olarak yarattığına, ancak O'nun ilahi iradesine göre sistemi düzeltmek için hâlâ var olduğunu düşünmüştü. Bu yüzden, evrenin organizasyonu ve yapısını anlamak manevi bir olay ve kutsal geometri eylemiydi. Newton edindiği bilgileri Kutsal Kitap (İncll)'e ve yapıyi anlamak için sadece Süleyman Tapınağı'nın oranlarına bakmadı, ayrıca, gelecek için hangi tahminlerin yorumlanabileceğini görmek için Daniel ve John'un kehanet kitaplarına da baktı. Kendisi, kıyamete hazırlanmak zorunda olduğumuzdan, Mesih'in ikinci gelişinin ne zaman olacağını hesaplamak istiyordu. İncil’in yazarlarının evrenin yaratıcısıyla doğrudan bir bağlantı kurduğuna ve ilahi bilgileri metne kodladıklarına inanıyordu. Böylece zamanı geldiğinde kodu çözebilir ve bu bilgiyi kullanabilirdik. Ayrıca, doğru zaman gelinceye kadar mesajı tam olarak çözemeyeceğimize de inanmıştı.


Principia'da Newton, geometrik olarak küçük oranlardaki oranların sınır değerlerine dayalı olarak geometrik formdaki matematiği yaygın bir şekilde kullanır: Principia'nın kendisinde, Newton bunu “ilk ve son oranlar yöntemi” adı altında nitelendirken aynı şeyin bölünmezler metoduyla yapıldığını da belirtir.


1690'lı yıllarda Newton, Kutsal Kitap'ın (İncil) gerçek ve sembolik yorumunu ele alan bir dizi dini yazılar yazar. Yirminci yüzyılda, Newton tarafından yazılan ve John Maynard Keynes tarafından satın alınan şifrelenmiş el yazmaları deşifre edilmiş ve Newton'un gerçekte Varisciliği (Kutsal Üçleme doktrini) reddettiği anlaşılmıştır.


Anılarında Newton ''Dünyaya nasıl görüneceğimi bilmiyorum, kendimi sadece deniz kıyısında oynayan bir çocuk gibi görüyorum, hakikatin büyük okyanusu keşfedilmemiş olarak dururken orada pürüzsüz bir çakıl veya güzel bir kabuk buluyorum'' diye yazmıştır.

10 görüntüleme

 © 2018 by Yüksel İnel / All rights reserved