İNCE YAPI SABİTİ 137 (1-3-7) GİZEMİ


Fizikte "Alpha sabiti" veya "İnce Yapı Sabiti" olarak bilinen boyutsuz bir atom sabiti vardır. Bu sabit sayısal olarak 1/137 olarak bilinir. İnce yapı sabiti, elektronların ve diğer yüklü parçacıkların fotonları soğurması veya yayımlaması olasılığı ile ilgili bir orandır. Bu oran, elektromanyetik gücün, güçlü nükleer kuvvetle kıyaslanması oranıdır. Richard P. Feynman'a göre, tüm önemli teorik fizikçiler, elli yıl önce keşfedilen bu gizemsel sayıdan kuşkulanmışlar, bu sayının nereden geldiğini, nasıl ortaya çıktığını bilmek istemişlerdir. Sayı, pi sayısıyla mı ilgili, yada doğal logaritmik tabanlamı ile ilgili, kimseler bilmiyordu. (Richard P. Feynman (1985). QED: The Strange Theory of Light and Matter. Princeton University Press. p. 129.)



“Wolfgang PAULI bir keresinde, eğer Tanrı kendisine istediğim bir soruyu sormama izin verirse, ilk sorum “Neden 1/137 ” olur? demiştir. Zira, “İnce yapı sabiti'', evrenin ve tüm maddenin kökenindeki sayılardan biridir. Farklı olsaydı, hiçbir şey olmazdı. İnce Yapı Sabitinin, ışığın spesifik dalga boylarının atomlarla belirli ve hassas bir şekilde etkileşimde bulunarak, atomları bir arada nasıl birlikte tuttuğu, dolayısıyla, bu sayının evrenin yapısal boyutunu belirleyen temel faktörlerden biri olduğunu biliyoruz. “Spektral çizgiler'', ışıkla aydınlatıldığında ortaya çıkan bir atomun parmak izleri olan çizgilerdir. İnce yapı, bireysel spektral çizgilerin yapısıdır. İnce yapı sabiti, sırayla, ince yapıyı tanımlayan değişmez figürdür. İnce yapı sabitini oluşturan üç temel sabit, elektron sabiti , ışık hızı sabiti ve Planck sabiti dünyanın en küçük ölçümünü belirleyen sabitlerdir. Bütün bunların boyutları vardır. Αlpha'yı hesaplamak için bir elektronun yükünün karesi ile başlamak sonra onu ışık hızına ve Planck sabitine bölmek ve 2 pi ile ile çarpmak gerekir. Bu sayının birimleri her ne kadar saniyede metre ve saniyede joule olarak coulomb olsa da, sonuçta birbirlerini iptal ettiklerinden geride boyutu olmayan bir oran bırakırlar. İnce yapı sabiti tamamen üç temel sabitden oluşmasına rağmen, basit bir sayıdır, çünkü elektron yükünün boyutları, Planck sabiti ve ışık hızı boyusuz bir oran verirler. Bu oran boyutsuz olduğundan, herhangi bir sayı sisteminde her zaman aynı olacağı anlamına gelir, her zaman 3.141592... olan pi gibi…. Peki neden ince yapı sabit 137? Bu oran rastgele olamaz ancak zihnimizin yapısından bağımsız olarak varolmuştur. Daha önce modern bilim tarihinde boyutsuz tek bir sayının bu kadar önemli bir rol oynadığı hiçbir zaman görülmemiştir. Bu nedenle spektrumların dil olarak “mistik bir sayı” olarak düşünülür. Sommerfeld ise spektral çizgiler için “atom içindeki kürelerin gerçek bir müziğidir” diye bahseder. Pauli 57'sindeyken 137 sayısını düşünerek kız kardeşi Hertha'ya bir mektubunda “Eski formdaki mistikciliğin geleceğine inanmıyorum. Bununla birlikte, doğal bilimlerin içinden çıkıp, eski mistik unsurlarla bağlanan yanların karşı bir kutup oluşturucağına inanıyorum” diye yazar. İnce yapı sabiti denkleminde Elektron, e, e × e veya e2 olarak görünür. Sonuç olarak, ince yapı sabiti spektral çizgilerin ince yapısının bir ölçüsü olmasının yanı sıra, ince yapı sabiti (1/137), iki elektronun ne kadar güçlü bir şekilde etkileştiğini de ölçer. Eddington, görecelik teorisine göre, parçacıkların izole olarak ele alınamayacağını, birbirleriyle ilişkili olduğunu ve dolayısıyla elektron teorisinde en az iki elektronla uğraşmak zorunda oluduğunu savunur. Özel matematik teknik uygulayarak Eddington, her elektronun ''16 E-sayısı '' (E-Eddington sayısı) kullanılarak açıklanabileceğini göstermiş, dolayısıyla, 2 elektron için, elektronların birbiriyle birleşebildiği toplam 256 farklı yol (16x16) bulmuştur. Sonra, bu 256 yoldan sadece 136'sının mümkün olduğunu, 120'sinin mümkün olmadığını göstermiştir. 136, 137 değilsede 137'ye çok yakın bir sayıdır. “Eddington, 137 sayısının, yedi temel sabitten, elektronun ve protonun kütleleri, Newton'un yerçekimsel sabiti ve genel görelilik kuramının kozmolojik sabiti olmak üzere dört temel sabitin dışında diğer üçünü içerdiğini sayısal değerin belirterek gizemine dikkat çekmiştir. 7 sayısı, kuşkusuz, gizemli bir sayıdır. Eddington’un spekülasyonları, doğanın temel sabitleri sayısal ilişkiler arayışında bir katalizör görevi görmüştür. 1935'te, Max Born, Gizemli Sayı 137 başlıklı bir makalesinde, 137 sayısının bilim adamları için mistik bir güce sahip olmasının nedenlerini araştırdı. Kendisi bunun ana nedeninin, çok büyük olan evreni inceleyen görelilik kuramıyla, çok küçük olan atomu ele alıp inceleyen kuantum kuramı ile ilişkilendirmek olduğunu belirtti. Eddington makalesinde, bu konuda, ince yapı sabiti bildiğimiz gibi evrenin gelişiminde de çok büyük önem taşıyor, eğer ince yapı sabiti gerçekte olduğundan daha büyük olsaydı, maddeyi eterden [vakum, hiçlik] ayırt edemezdik ve doğal yasaları çözümlemek umutsuzca zor olurdu yazar.


1985'te, ince yapı sabiti 137 sayısı hakkında Eddington'un felsefi ve bilimsel makalelerini okuyan Amerikalı fizikçi Richard Feynman, 50 yıldan fazla bir süre önce keşfedildiğinden beri 1/137 sayısı bir gizem olmuştur ve teorik fizikçiler bu sayı için endişelenmişlerdir ancak bu sayının nereden geldiğini bilmek istersiniz, kimse bilmemektedir der. Richard Feynman' a göre bu, fiziğin en büyük lanet gizemlerinden biridir: İnsan tarafından anlaşılmayan öylesine ortaya çıkmış, zuhur etmiş olan, sihirli bir sayıdır diye ekler. Sadece fizikçiler değil, başkaları da 137 sayısı ile ilgilenmiştir. Pi sayısıyla ilgisi dışında 137 sayısı, Fibonacci sayıları ve Altın Oran ile bağlantılı bir dizi Lucas sayısı olarak da yazabiliriz. Fibonacci sayıları, üçüncü sayıdan başlayarak her sayının önceki iki olanın toplamı olduğu tam sayıların bir dizisidir. Sekans, 0, 1, 1, 2, 3, 5, 8, 13, 21, 34, 55, 89, 144, 233, 377, 610, 987 ve benzerleri ile başlar (0 + 1 = 1, 1 + 1). = 2, vb. devam eder. Serideki ardışık sayıların oranını, 1/1 = 1.000000,

2/1 = 2.000000, 3/2 = 1.500000, 5/3 = 1.666666, vb. ise, 987/610 = 1.618033'e götürürsek 1.6180339837'ye ulaşırız ki bu da. ''Altın Oran'' dır. Lucas sayıları Fibonacci sayıları gibidir, ancak 2: 2, 1, 3, 4, 7, 11, 18, 29, 47, 76, 123 vb. ile başlar. Fibonacci serisi gibi, Lucas serisi de ''Altın Oranı'' üretir.

Profesör Laurence Eaves'in Pisagoryen asal sayılar hakkında konuşması.



1929 yılına kadar, ince yapı sabiti her zaman 0.00729 yazılmıştır. 1929'da İngiliz astrofizikçisi Arthur Eddington 1'i 0.00729'a böler ve sonuç iki ondalık basamak doğruluğu ile 137.17 çıkar. Daha sonra Eddington tarafından laboratuarda tespit edilen ince yapı sabitinin gerçek ölçümü, 1/137.1 ile 1/137.3 olarak buna yakın bulunur. Ters ince yapı sabiti (1/137) de hassas olarak 137.035999786... şeklindedir. Bu sabit ayrıca % 99.9999'luk bir oranla α ≈ 4π³ + π² + π bağıntısından veya Pisagor üçgeninden elde edilir. π ve ince yapı sabiti arasındaki yakın ilişki, π sayısının ilk 7 basamağının karelerinin toplamı olarak görülebilir : π = 3.141592...; 3² + 1² + 4² + 1² + 5² + 9² + 2² = 137



İnce yapı sabiti, kimyasal bağların ne kadar güçlü olduğunu, ışığı ve dünyadaki şeylerin

büyük çoğunluğunu nasıl gördüğümüzü kontrol eder. Aynı zamanda, yıldızlarda füzyon

yoluyla tüm kimyasal elementlerin oluşumunu kontrol eder. Negatif yüklü elektronlar ile

pozitif yüklü bir çekirdekten oluşan bir atomun enerji seviyelerini yöneterek elektronların bu

enerji seviyeleri arasında geçiş yaparken, belli bir frekansta ışığın absorpsiyonunu yada

emisyonunu belirler. Bir spektrum içinde bu frekans hatları emisyon durumunda parlak,

absorpsiyon durumunda karanlık olarak görülür.



Alfa sayısının boyutsuz olması evrenin temel bir özelliği açıklanır. Burada sorulması gereken

soru, evrenin oluşmasının sadece bir tesadüf olmayıp, bilemediğimiz derin bir prensip

tarafından belirlenmesi olasılığıdır. Doğanın tümünü destekler görünen bu garip sayının

sebebi nedir? Yaşam için alfa sayısının bu boyutsuz ve kesin değeri nereden aldığı derin bir

bilimsel sırdır.



Öte yandan bilimde "Alpha" veya "İnce Yapı Sabiti" olarak bilinen boyutsuz sabit gizemcilerin

de dikkatini çekmiştir. Gematrik olarak ibranice Kabala kelimesinin karşılığı olarak

değerlendirilmektedir. Kabalada Ein-Sof-Aur'dan yani sonsuz aydınlıktan bir ışın çıkarak

çemberden merkeze doğru yayılır. Işının bu yolculuğu sırasında sefirotlar meydana çıkar.

Sonsuz ışık, Ein-Sof'tan, mutlak tümden, Bir'den, varlık ve hiçlikten meydana gelir. Ein-Sof varlığın tamamıyla yok olduğu sonsuz alemdir. Dolaylı olarak 137 sayısının Kabala'yı temsil

ettiği, sefirotların ışığı alması, füzyonu, soğurmayı ve yayılmayı içerdiği düşünülmektedir.


“1950'lerde Wofgang Pauli, Yahudi mistisizminin önde gelen bilim adamı Gershom Scholem ile yakın bir dostluk geliştirmişdi. Paulinin asistanı Victor Weisskopf Kudüs'e gittiğinde Scholem Weisskopf'a fiziğin çözülmemiş problemlerini sordu. Weisskopf, bir sayı var, 137 sayısı diye yanıtladı. Scholem 137 sayısının Kabala ile ilişkili bir sayı olduğunu bilmiyor muydunuz?” diye cevaplayarak, antik İbranice'de, rakamlar harflerle yazılmıştır ve İbranice alfabenin her harfinin sayısal ilşkisi vardır diye açıklar. Gematria olarak bilinen felsefi sistemin ustaları, sayıları İbranice sözcüklere katar ve böylece gizli anlamlar bulurlar diye ekler. Kabala kelimesi İbranice olarak yazılmıştır ve gematrik olarak 5, 3, 2 ve 100'dür. Dört harf toplam 137 sayısını verir deyince Victor Weisskopf şaşırır. Buna göre 137 sayısı Mistisizm ve Fizik arasındaki olağanüstü bir bağ olarak ortaya çıkar.


İnce yapı sabiti'nin değeri biraz fazla veya biraz az olsaydı, bildiğimiz yaşam bu gezegende var olamazdı. İnce yapı sabiti tarafından yönetilen karanlıktan ışığın ayrılması, bir anlamda

yaratılış öyküsüyle İncil'de de yer alır. İnce yapı sabitinin ters değeri, Bohr modelinde

elektronun hızının, ışığın boşluktaki (vakumdaki) hızının bölünmesinin sonucudur. Öte

yandan, Grafen'in benzersiz elektronik yapısı beyaz ışığı takriben % 2.3 emerek, böyle bir

tabakamsı maddeyi opak yapar. Bu opaklık nedeniyle , bir atom kalınlığında grafen levha

çıplak gözle görülebilir. Grafen opaklığı iki sabiti π (pi) ve α (ince yapı sabiti) kullanarak optik

soğurmayı basit bir denklemle belirler.

Grafen optik soğurması = πα = π/137 = % 2.29 opasite


Profesör Laurence Eaves'in Pisagoryen asal sayılar hakkında konuşması.




21 görüntüleme

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

DANTE 515 (5-1-5) ŞİFRESİ

Dante’nin 5,1 ve 5 sayılarından oluşan gizemli 5-1-5 şifresi, ilkin Dante Alighieri'nin 14. yüzyıldaki (1320 yılında) epik şiiri İlahi Komedi’sindeki eski Roma şairi Virgil'in rehberliğinde, Dante'ni

PASKAL ÜÇGENİ-BÜYÜK TETRAKTİS

Bir Pascal üçgeni uygulaması olan büyük tetraktis sembolizmi asal sayılar kavramı üzerinden uzayın 4 boyutlu kavramını, 3 boyutlu kavramıyla örtüştüren, kaostan düzene geçişin veya düzensizlik içinde

OKÜLT GEOMETRİ-GEOMETRİNİN KUTSALLIĞI

Kutsal Geometri, Gnostik Hıristiyanlık, Gizemli Dinler, Kutsal yazılar, Kabala, Simya gibi arkaik ve metafizik bilimlerin gizlenmiş kodlarının kilidini sembolik olarak açan olağanüstü güçlü bir anahta

 © 2018 by Yüksel İnel / All rights reserved